Berlin Gezi Notları ve Taktikleri

Kopenhag serüvenimden sonra şimdi sıra Berlin’e geldi. Her zaman ki gibi burda da beni sürprizler karşıladı. O müthiş Kopenhag-Berlin(eurolines) otobüs yolculuğunun ne yazık ki sonuna geldik. Ve betonlar şehri Berlin’in otogarına vardık. İner inmez türklerle karşılaştık ve kendimizi Esenler otogarında zannettik. Berlin gezimiz boyunca hiç yabancılık çekmedik sağolsun.

İndik otobüsten sabah 6.30 felan ama ortalık 56 olmuş. (çukurova bölgesinde karışmış anlamında kullanılır bknz:56 olmak) Bizim fakirliğimizden mi desem plansızlığımızdan mı desem yoksa başka birşey mi uydursam bilemedim ama şunu net söyleyeyim kalacak yerimizi henüz ayarlamamışız. Hava buz gibi, sümüklerimiz burnumuzda donmuş, Kopenhag’dan Berlin’e bok gibi bir otobüs yolculuğu ile gelmişiz yani rezillik içindeyiz. Neyse bi yer arayalım dedik hostelworld’den. Bulduk ve yola koyulduk. Ordan ona öbüründen ona binelim derken müzeler adasının hemen yanında olan bir hostele girdik. Hostelworld’de yer vardı ve en uygun burayı bulmuştuk.

-Hi
+Hi
-Do you have any room for 2 person?
+Hmmmm. I’m looking cat cut… No, sorry.
-WTF

Olacak iş mi otogardan metroya gelirken adamlar yeri rezervasyon etmiş. Vay arkadaş dedik. Başka bir türlü yapabilir miyiz diye sorarken eleman bize başka bir hostel önerdi lakin orası epeyi pahalı. Abi bu elemanlar biraz mal mı desem, müşteriye doymuş mu desem veya alternatif üretmek istemiyorlar mı desem bilemedim. Cep telefonumdan bir de ben bakayım dedim ve bu hostelde iki kişilik bir yer buldum. Baştan savma iş yapmış… Buradan çıkarılacak özet: Siz siz olun telefonunuzdan bakarak hostelde ki çalışanlara güvenmeyin.

Hemen çantaları bıraktık ve sabah kahvaltısı için maps.me uygulamasından fırın arayalım dedik. Bakery yazmak için “ba” yazmam ile önerilerde TEKİNOGLU BAKLAVA çıktı. Oha denmez de ne denir buna. Berlin’de fırın arıyorsun ve baklavacı çıkıyor. Helal olsun gurbetçi türkler

  • Kahvaltımızı yapmak için bir yere girdik ve çay, simit, kruvasan gibi un mamülleri ile güzel bir türk kahvaltısı yaptık. Şunu söylemeden edemeyeceğim Berlin diğer Avrupa ülkelerine göre daha ucuz. Bunun sebebi sanayinin gelişmesi sanırım. Çünkü kullandığımız çoğu şeyin üreticisi Almanlar(fabrikada çalışan türkler!). Hele ki kimya alanında devasa firmalar var ve bunların ürünleri Almanya’da çok ucuz.
    Şimdi size şuraya şuraya gidin demeyeceğim bunun için size şu linki postalıyorum. Burada zaten turistik yerler mevcut. Benim size diyeceklerim:
  • Ülkede çok çok fazla savaş izi var. Gezilecek her yer savaş ile ilgili bu yüzden biraz araştırıp gitmenizi öneriyorum.
  • Müze adası gibi mükemmel bir yer var ve müze severler için 3-4 gün bile geçirebilecek bir yer. Ülke savaşta yıkıldığından mı bilmiyorum ama çok beton. Her yer beton, her yer bina, binalar çok düz ve şehir gri.
  • Pub Crawl’a katılıp hem yeni arkadaşlıklar hem de bilmediğiniz şehrin barlarını keşfetmenizi şiddetle öneriyorum. Gece hayatı güzel.
  • Berlin duvarının belli kısımlarında çitler var ve fotoğraf çektiğinizde kötü bir görüntü çıkarıyor. Bu yüzden fazla heveslenmeyin. Zaten duvarı sürekli yeniden boyadıkları çok belli. Berlin duvarının bir kısmı Amerika’da bile var. Detaylar için google lütfen.
  • Bir türk olarak Mustafa Gemüsche’de döner yemeden Berlin’den gelirseniz mükemmel bir lezzet kaçırırsınız. Şahsen gezinin en güzel kısımlarından biriydi çünkü Türkiye’de böylesine iyisini yememiştim. Sebzeli döner diye adlandırılan bu dönerde yok yok. Kesinlikle mükemmel bir tadı var ve yarım saat sırada beklediğinize değiyor. Evet doğru okudunuz ne zaman giderseniz gidin en az 30 dakika sırada bekliyorsunuz. Adamları çok sevdim diyemem çünkü içeride ankara havası çalıyor. Herkes nasıl daha iyi bir restoran, daha marka yaparım derken biz ankara havası ile almanlara kendimizi rezil ediyoruz. Çünkü Avrupa’nın neresine giderseniz gidin dönercilerin hepsi dışarıdan bakıldığında çok kirli gözüküyor. Hayır anlamıyorum aslında pis bir toplumda değiliz ama hep böyle bi pasaklılık, düzensizlik, çirkinlik söz konusu. Döneri marka yapmışız ama hala yeterli kıymeti görmediği düşüncesindeyim. Siz bu felsefeye girmeden döneri Mustafa Gemüsche’de mutlaka tadın!
  • Diş macunu, sabun, şampuan,çikolata, mum, içki vs. çoğu hızlı tüketim malları Made in Germany olduğu için dönmeden bunlardan da alın.
  • Ve son olarak, metroya tramvaya kaçak binmeyin. Biz bindik yakalandık siz yapmayın. Nasıl oldu anlat diyenlervar gibi. Anlatıyorum odaklanın. Berlin çok güzel hop o metroya biniyoruz öbüründen çıkıyoruz. Bizdeki gibi turnike de yok, hadi binelim biletsiz dedik. Öyle böyle derken biz biniyoruz metroya ama gözümüz güvenlik veya officer gibi birileri var mı arıyor. O an, bindik metroya gidiyoruz, bir metro istasyonunda durdu sonrasında kapılar kapandı biz içerideyiz hala. Vagonun içinde iki adam bir anda ayağa kalktı ve bağırdı “Biletleri görelim” diye. O an ağzımdan “b*ku yedik” çıktı ve b*ku yedik. Herkes biletli bir biz biletsiz. Yetkililer sonraki durakta inelim dediler indik. Neden bilet almadınız, işte şöyle şöyle alınıyor. 60 avro cezası var ama siz ilk yakalandığınız ve ülkenizde turnike sistemi olduğu için affediliyor dedi. Ancak gidince mail atıp işte ülkemizde farklı sistem var yaz dedi. İngilizce yazdım yolladım almanca cevap attılar. Tavsiye etmiyorum

Berlin gidip görülmesi gereken yerlerden biri, gün sayısı 3-6 diyebiliriz. Dikkat etmeniz gereken noktalar yukarıda fakat olur da sormak istediğiniz veya yanlış yazıyorsun dediğiniz şeyler var ise aşağıdan bana yorum yazın. Öptüm.

229 sizce ne?

BURDA OLANLAR ARAMIZDA

Öyle bir kere girip çıkma ile bu siteden vazgeçemezsin. Bilgiyi çayla istersen bir kaç kez tekrar gel bu sayfaya hatta aşağıya bir yorum yap ismin yürüsün. Ayağın alışsın...
Sabahsekiz kıraathanesi seni her zaman bekler.

İlk yorumu siz yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir