Kopenhag’dan Prag’a Berlin’li Gezi Rehberi

Kopenhag Rehberi

Avrupa’yı öğrenmek ve keşfetmek için yine geziyorum. Mükemmel ParisBruggeAmsterdam rotasından sonra sizlerleyim. Bir gezide 3 ülke 3 şehir maceralarım kaldığı yerden devam ediyor. Schengen vizemin 6 ay olması ile bu tur öncesi hazırlıklar beni yormadı diyebilirim. Bu tur için kalacak yer ve gün sayısına göre bütçede çeşitli farklılıklar olabilir şayet Kopenhag’da konaklama çok pahalı. Bu yazıda da herkesin yazdığı şuralara gidin değil de, turistik yerlerde ne yapılması gerektiğinden bahsedeceğim. Kopenhag, Berlin, Prag yazdık ama uçak biletinizi nasıl daha ucuz alabilirseniz Prag, Berlin, Kopenhag olarak da yapabilirsiniz.

İlk durağımız bayrağında kırmızı beyaz taşıyan Danimarka, Kopenhag (Copenhagen)
Uçağa binmemle ulan Kopenhag’ı da Türkler basmış diyerek hem hayıflandım hem de tüm dünyaya yayılmamızın haklı gururunu yaşadım. Pegasus’un mükemmel konforuyla! seyahat edip boş 3 lü koltuklarda rahat rahat uzandım. Zaten uçak dolu ise menüsküs olma ihtimaliniz çok yüksek. Neyse pegasus’u kenara bırakıp adalar ülkesi Danimarka’dan bahsedelim. Yukarıdan bakıldığında köyümsü gözüken bu ülke de belli bölgelerinin geliştiği anlaşılıyor. Denize kurulan rüzgar türbinleri ülkenin enerjisini karşılıyor olmalı ki her yerde mevcut. Neyse efendim uçaktan indik… İnternetten çok çok çok araştırmama rağmen havaalanından şehir merkezine nasıl gidileceğini açık bir şekilde bulamadım. Hatta çoğu sitede bedava shuttle servis olduğunu bunun haricinde otobüs veya metroyla da nasıl gidebileceğini anlatmışlar. Eee bedava shuttle varsa neden metro kullanıyoruz gibi düşündüm ben de. Havaalanına iner inmez hemen birini bulup bu aklımdaki soruyu sordum. Baba dedim biz şehir merkezine gidecez ama bedava shuttle varmış biliyor musun? Adamda tık yok abi ne bedavası kim böyle bişeyi uydurdu. Adam ee bu kadar insan boşuna mı bekliyor ifadesiyle bana baktı, hak verdim. En nihayetinde havaalanında şehir merkezine gitmek lazım. Aslında mesafe uzak değil metroyla çok kolay bir şekilde Kongens Nytorv’da inebilirsiniz. Lakin metro bileti 5 euro haberiniz olsun ama kontrol olmuyor o yüzden direk girerek şansınızı deneyebilirsiniz. (tavsiyem kesinlikle bilet almadan metroya binin )

Şehre gelirsek Kongens Nytorv metro durağında inmenizle şehrin tüm noktalarına yürüyebilirsiniz. Nyvan adlı cadde şehrin en popüler kafelerinin bulunduğu  “kopenhag soğuğunda güneş alan” bi yer. Kopenhag’da mutlaka yapmanız gereken insanların beyazlığına aldırış etmeden sokaklarında yürüyebilmek : ) En popüler yerler: Tivoli parkı, burada hem lunapark hem restorant kafeler var. Gittim ama şanssızlığıma geldi 16 Nisan 2016’ya kadar kapalıymış. Bu tarihden sonra gidenler daha iyi bi halde görebilecek. Bu arada Tivoli parkı için girişler ücretlidir. Bir başka popüler destinasyon sahilin bir kenarında bulunan benim pek de beğenmediğim fakat çok ünlenen deniz kızı heykelidir. Heykel zannettiğinizden çok küçük, beklentiyi düşürmeyi tavsiye ederim :) Rosenborg Kalesi mükemmel bir park içinde bulunuyor ve gitmenizi kafa dinlemenizi şiddetle öneririm. Genel bir önerim daha var, o da eğer şehrin gezilecek yerlerini bilmiyorsanız direk hediyelik eşya satan yerlere girin ve oradaki magnetlere bakarak şehrin en önemli yapılarını, caddelerini, yiyeceklerini öğrenin. Bir başka destinasyon Amalienborg Slotsplads, burda Danimarka askerlerini görebilirsiniz; askerler nöbet tutuyor ve bu olay ülkenin sembollerinden biri. Kopenhag çok pahalı olduğu için kalmayı tercih etmeyenlerdenim keza hızlı davranırsanız 1 gün içinde şehri keşfedebilirsiniz.

Bilmiyordum ki akşam 22.00’da efsanevi otobüs yolculuğu beni bekliyor… Bu yolculuğa geçmeden, Kopenhag sizin beklentilerinizi çok karşılamayabilir ama yinede gidip görmeniz gereken yerlerden. Mesala gitmeden öğrenemeyeceğiniz bir anı, marketlerdeki kasiyerler size kasayı açıp para vermiyor da sizin verdiğiniz kağıt parayı makinaya sokuyor ve makina kağıt paranın üstünü (bozuk ve kağıt paraları) veriyor. Böylelikle eksik verdin fazla aldın yok para sahte çıktı gibi ihtimal olmuyor. Gelelim otobüs yolculuğuna ama öncesinde herkesin telefonuna offline çalışan maps.me uygulamasını indirmesini tavsiye ediyorum. Uygulamadan otobüsümüzün nereden kalkacağını öğrendik ardından küçük şehirde yürüyerek otobüsümüze ulaştık. Bindik otobüse Berlin’e gidiyoruz saat 22.00, bende off işte şimdi ne yol manzarası olur her yer deniz, denizin üstünden yollar geçiyor dalgalar kıyılara vuruyor hayalleri varken simsiyah bir hava ortalık zifiri karanlık pencereden dışarı bakınca anca yol boyunca giden kesik çizgiler gözüküyor. İçim geçmiş uyuyakalmışım, bi uyandım gemideyiz.! Otobüs Berlin’e giderken gemi ile karşıya geçiyormuş bu beklendik bir şeydi zaten şaşırmadım ama… Şoför hadi kalkın ibneler yukarı çıkın demesin mi! Herkesi uyandırdı! Gece saat 02.00 millet derin uykuda uyuyor sen bizi niye kaldırıyorsun kardeşim. Otobüsün sahibi o, mecbur kalktık merdivenlerle yukarı çıktık oturacak yer aradık. Gemi güzel, temiz, büyük her şeyi 105 puanlık(105 puan benim için top seviye) lakin saat kötü kardeşim. İnanır mısın gemi de millet uyumaya çalışıyor, kafalar dik konumdan hop aşağıya bükülüyor, koca koca adamlar yerlere yatmış geminin sallanması ile bir o yana bir bu yana yöneliyorlar. Tak tak tak pencereye vuran ipin çıkardığı ses sanırsın İstanbul Mecidiyeköy iş çıkışı çalan kornalarla yarışıyor. 04 sularında artık geldiğimizi anlıyor yaşam mahalinden aşağıya otobüsümüze gidiyoruz ve uyumaya devam. Efendim Almanya topraklarına otobüsün varmasıyla Berlin’e yaklaşık 3 saatimiz kalıyor. Yazının devamı Berlin rehberi için ayrı bir sayfa açıyorum.

195 sizce ne?

BURDA OLANLAR ARAMIZDA

Öyle bir kere girip çıkma ile bu siteden vazgeçemezsin. Bilgiyi çayla istersen bir kaç kez tekrar gel bu sayfaya hatta aşağıya bir yorum yap ismin yürüsün. Ayağın alışsın...
Sabahsekiz kıraathanesi seni her zaman bekler.

Bir Yorum

  1. Mart 26, 2016
    Cevapla

    Mükemmel bir anlatım! Emeğine sağlık harikaaa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir